Bir ırka istemeden dahil olmak ve o ırkı çok sevmek... Türkiyede doğmak, Türk olmak, Türkiyede yaşamak, Türk ölmek. Her gece bir efsanenin fısıltısını duymak...
Muhtemel otobüs ezilmeleri veya politikacı gribi olup ölmek veya iktidar sözleri zehirlenmesi yaşamak, uf kimin umurundaki... Bunlara henüz çare bulunmuş değil belkide unutmak dışında... Zaten...
Derin bir nefesle tüm şiddet midemde. Beynimde dolanan bilinmedik güçler. Yüksek volümlü bir müzik hep tek kulağımda. Bedenim ağrılarının komutanlığında. Tüylerim diken diken. İçim buza hapsolan solucan misali. Çığlık şarkılarım...
Onlar her sabah gökyüzüm görünürdü Nasılda yakınlardı hayatıma Ve benim gibi başkalarının hayatına Rüyalarımda da yalnız onlar vardı. Onları sevgilimcesine sevmek, Onlarında beni sevdiği düşüncesiyle. Onlar mı benim...
Uyuyormuş gibi yapıp uyumayacağım. Belkide bu bir söz, sadece kendime verdiğim. Kapısı kilitli düşüncelerimi, firar etmelerinden önce çıkarabilirsem belkide bir kaç teşekkür mesajı alabilirim. Ama...
İnanmak istiyorum bir yaşam bu kadar ağır olamaz çünkü. Bu yüzden belki daha fazla istemeliyim ruhumu zamansızlığa bırakmayı. Genleşen bir bedene sahip olmak ne tuhaf......
Acı olmadan da yaşayabileceğini anlayabilirsen, bu başlı başına büyük bir adımdır, ama herkesin senin gibi davranacağını sanmayasın. Kimse onu istemez, ne var ki hemen herkes...